Samsun Üniversitesinde “Gazze’de Bir Türk Doktor” Etkinliği Düzenlendi

Samsun Üniversitesi İnsan Hakları ve Hürriyetleri Topluluğu tarafından düzenlenen “Gazze’de Bir Türk Doktor: Gazze Günlüğüm” başlıklı konferansta, Gazze’ye giderek oradaki durumu yerinde gözlemleyen Op. Dr. Taner Kamacı, İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı soykırıma tanık olduğunu ve bu süreçte yaşadıklarını anlattı.

Samsun Üniversitesi Canik Kampüsü 100. Yıl Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe; Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Salih Kesgin, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım gösterdi

Etkinlikte, Gazze’ye giderek oradaki durumu yakından gözlemleyen Dr. Kamacı, İsrail’in yaptığı soykırıma tanık olduğunu ve bu süreçte yaşadıklarını anlattı. Dr. Kamacı, Gazze’deki insanların yaşadığı zorlukları ve sağlık hizmetlerine erişim konusundaki sıkıntıları dile getirdi. Konuşmasında, Gazze’deki sağlık sisteminin yetersizliği ve bölgedeki halkın yaşadığı insani dramın boyutlarına dikkat çeken Dr. Kamacı, uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.

Sağlık Hizmetleri Açısından Çok Ciddi Problemler Var

Dr. Kamatçı, uluslararası bir dernek aracılığıyla 25 kişilik bir doktor ekibiyle Gazze’ye gittiğini belirtti. Kahire’den kara yoluyla Refah sınır kapısından Gazze’ye girdiklerini ifade eden Dr. Kamatçı, “Gazze Avrupa Hastanesi’nde çalıştık. Refah kenti, İsrail’in henüz kara harekâtı yapmadığı bir yerdi. Ancak sağlık hizmetleri açısından çok ciddi problemler vardı. Gazze’deki 35 hastaneden sadece 3-4 tanesi aktif çalışıyordu.” dedi. Gazze’deki sağlık hizmetlerinin zorlu koşullar altında yürütüldüğünü vurgulayan Dr. Kamatçı, “Sadece acil müdahale gerektiren hastalara bakabiliyorduk. Normalde ameliyat edilmesi gereken pek çok hasta, yetersiz ekipman ve ilaç nedeniyle tedavi edilemiyordu. İsrail’in tıbbi malzeme girişine izin vermemesi bu durumu daha da zorlaştırıyordu.” diye konuştu.

Gazzelilerin Zor Şartlara Rağmen Moralleri Yüksek

Gazze’de yaşanan insani dramın boyutlarını da gözler önüne seren Dr. Kamatçı, “Hastaneler tamamen doluydu. Kuzeyden göç edenler ve evleri yıkılanlar hastanelerde yaşıyordu. Elektrik ve su sıkıntısı had safhadaydı. Refah kenti yardımların en çok ulaştığı yer olmasına rağmen büyük zorluklar yaşanıyordu. Kuzey Gazze’nin durumunu tahmin etmek bile zor.” şeklinde konuştu. Gazzelilerin zor şartlara rağmen morallerinin yüksek olduğunu söyleyen Dr. Kamatçı, “Orada insanların yüzünde huzuru görebiliyorsunuz. Her şeye rağmen şükrediyorlar. Görevlerini yaptıkları için içleri rahat, kalpleri huzurlu.” dedi. Gazze’deki gözlemlerini paylaşan Dr. Kamatçı, “Gazzeliler çaresiz değil, kutsallarından ve vatanlarından vazgeçmemek için büyük fedakârlıklar yapıyorlar. Biz de orada onlara yardımcı olmaya çalıştık.” ifadelerini kullandı. Dr. Kamatçı, Gazze’deki çocukların durumunun da içler acısı olduğunu belirterek, “Sokakta oynayan çocuklar bile keskin nişancılar tarafından vuruluyor. Birçok çocuk enkaz altından çıkarılıyor veya şarapnel parçalarıyla yaralanıyor. Bu şartlar altında orada görev yapmak gerçekten çok zordu” dedi. Gazze’de iki hafta boyunca sağlık hizmeti sunan Dr. Kamatçı, “Orada yaşananları anlatmak çok zor. Ancak Gazzelilerin direnci ve inancı gerçekten takdire şayan. Bizler her şeyimiz varken şikayet ediyoruz, onlar ise her şeye rağmen şükrediyorlar” diyerek sözlerini tamamladı. Konferans soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

Öğrenci Destek Hattı