“Samsun’da, Mayıs’ta, tasarıma dair bir şeyler oluyor!” sözleriyle başlayan ve 2024’te “…bir şeyler olmaya devam ediyor!” diyerek ikinci kez gerçekleştirilen Mayıs’Tasarım Samsun Tasarım Bienali, üçüncü kez kapılarını açıyor. Samsun’da Tasarım Haftası proje fikri, 2022 yılında Üniversitemiz Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Evrim Düzenli tarafından ortaya konmuş; Fakültemizin öncülüğünde tasarım alanındaki farklı disiplinlerin buluşmasına zemin hazırlamıştır. Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Aydın’ın şehir, kültür, mimarlık ve tasarım odaklı vizyoner yaklaşımıyla büyüyen bu organizasyon; Üniversitemizin “Duvarsız Üniversite” anlayışı doğrultusunda yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesine geçerek Samsun’un kültürel ve entelektüel gelişimine yön veren önemli bir organizasyona dönüşmüştür. Prof. Dr. Aydın’ın endüstriyel mirası koruyan, üretim kültürünü merkeze alan ve üniversiteyi şehirle bütünleştiren yaklaşımı, Mayıs’Tasarım Samsun Bienali’nin kurumsal kimliğinin şekillenmesinde belirleyici rol oynamıştır. Bu yıl “yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız” mottosuyla 6-12 Mayıs 2026 tarihleri arasında üç farklı mekânda düzenlenen bienal, Samsun’un dört önemli kurumunun ortaklığıyla hayata geçiyor.
Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın öncülüğünde filizlenen Mayıs’Tasarım Samsun fikri, dört yıl içinde önemli bir ivme kazanarak kentin akademik, kültürel ve sanatsal gündeminde güçlü bir yer edindi. Tasarımı yalnızca estetik bir üretim alanı olarak sınırlamayan; mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel miras, geleneksel sanatlar, dijital tasarım, zanaat, sürdürülebilirlik ve kent kültürüyle ilişkilendiren bienal, Samsun’da disiplinler arası üretim ortamının gelişmesine katkı sunan önemli bir buluşma mekanına dönüştü. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde düzenlenen kapılarını açan Mayıs’Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali’nin, son durağı ise Üniversitemiz Ballıca Kampüsü oldu. Ballıca Kampüsü, iki gün boyunca atölye çalışmaları, söyleşiler, panel, sergi ve gezi programlarıyla tasarımın farklı alanlarını bir araya getirdi.
Rektör Aydın: “Bir Şehir Tasarımla Kimlik Kazanır”
Üniversitemiz Ballıca Kampüsü’nde düzenlenen program, selamlama konuşmalarıyla başladı. Programın açılışında konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Aydın ise Mayıs’Tasarım Samsun Tasarım Bienali’nin ortaya çıkış sürecini, Ballıca Kampüsü’nün dönüşüm hikâyesini ve Üniversitemizin şehir odaklı eğitim vizyonunu detaylı biçimde anlattı. 2018 yılında Samsun Üniversitesinin kuruluş süreciyle birlikte Ballıca Kampüsü’nün mevcut endüstri mirası yapısını koruyarak dönüştürme fikri üzerinde çalışmaya başladıklarını belirten Rektör Aydın, eski tütün hangarlarının yıkılmadan yeniden işlevlendirilmesini önemsediklerini ifade etti. 2022 yılında Dr. Öğr. Üyesi Evrim Düzenli’nin önerisiyle Mayıs’Tasarım Samsun fikrinin ortaya çıktığını aktaran Aydın, etkinliğin yalnızca üniversite içinde kalan bir organizasyon olarak düşünülmediğini; şehrin tüm paydaşlarını içine alan ortak bir kültürel hareket olarak tasarlandığını söyledi. Bu kapsamda Samsun Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesinin birlikte hareket ettiğini, ilerleyen süreçte Samsun Büyükşehir Belediyesinin de güçlü desteğiyle organizasyonun daha geniş bir yapıya kavuştuğunu belirtti.
“Yıkmak Yerine Anlamayı, Unutturmak Yerine Hatırlamayı Tercih Ettik”
Mayıs ayının Samsun ve Türkiye için tarihsel anlamına dikkat çeken Rektör Aydın, “Mayıs’ta Tasarım” fikrinin de bu tarihsel hafızadan beslendiğini ifade etti. Bienalin iki yılda bir düzenlenerek gelenekselleşmeye başladığını belirten Aydın, organizasyonun ilerleyen yıllarda da büyüyerek devam edeceğine inandığını söyledi. Üniversitenin yalnızca dört duvar arasında eğitim veren bir yapı olamayacağını vurgulayan Rektör Aydın, Üniversitemizin kuruluşundan itibaren “şehre katkı sunan üniversite” anlayışıyla hareket ettiğini dile getirdi. Tasarım, mimarlık ve kültür alanındaki çalışmaların Samsun’un marka değerine katkı sunduğunu ifade eden Aydın, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinin şehir üzerine çalışmasının önemli olduğunu söyledi. Konuşmasında bienalin bu yılki “yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız” mottosuna da değinen Rektör Aydın, Samsun’un ortak bir kültürel hedef doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Üniversiteler, yerel yönetimler ve diğer kurumların birlikte hareket etmesinin şehir adına değerli olduğunu ifade eden Aydın, Ballıca Kampüsü’nde gerçekleştirilen dönüşümün yalnızca fiziksel bir restorasyon çalışması olmadığını; aynı zamanda hafızayı koruyan bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Yıkmak yerine anlamayı, unutturmak yerine hatırlamayı tercih ettik” ifadelerini kullanan Aydın, mimarlık öğrencilerine mevcut yapıları dönüştürme bilinciyle hareket etmeleri tavsiyesinde bulundu. Milano ziyaretinden örnekler de paylaşan Rektör Aydın, estetik değeri yüksek şehirlerin dünyada öne çıktığını belirterek Samsun’un da mimarlık, tasarım ve kültür alanında marka şehir hâline gelebileceğini söyledi. Ballıca Kampüsü’nde ahşap kullanımına ilişkin deneyimlerinin kendisi için öğretici olduğunu ifade eden Aydın, özellikle ahşap atölyelerinin yoğunluğunu bu açıdan anlamlı bulduğunu belirtti. Öğrencilere yalnızca diploma ile yetinmemeleri tavsiyesinde bulunan Aydın, atölyeler, uygulamalar ve ustalarla kurulan temasın öğrencilerin kişisel birikimine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Program sonunda organizasyonda emeği bulunan akademisyenlere, atölye yürütücülerine, öğrencilere ve tüm paydaşlara teşekkür eden Rektörümüz, Mayıs’Tasarım Samsun Bienali’nin Samsun’un kültürel geleceğine yapılan önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade etti.
Samsun’un Geleceği Gençlerin Elleriyle Şekilleniyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Çetin ise Mayıs’Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali’nin çok paydaşlı ve disiplinler arası yapısıyla önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Bienalin, öğrenciler, akademisyenler ve kurumlar arasında güçlü bir iş birliği ortamı oluşturduğunu ifade eden Çetin, organizasyonda emeği bulunan tüm paydaşlara teşekkür ederek etkinliğin Samsun’un tasarım kültürüne önemli katkılar sunduğunu söyledi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş da konuşmasında, Samsun’un geleceğinin gençlerin fikirleri ve üretimleriyle şekilleneceğini ifade etti. Ballıca Kampüsü’nün eski tütün depolarından uluslararası ölçekte örnek gösterilebilecek bir üniversite kampüsüne dönüşümünü önemli bulduğunu belirten Çamaş, bu dönüşümün şehir adına gurur verici olduğunu söyledi. Bienalin Samsun’un kültürel ve estetik gelişimine katkı sunduğunu dile getiren Çamaş, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Öğrenciler Kültür, Malzeme ve Zanaatle Buluşuyor
Üniversitemiz Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Halil İbrahim Düzenli konuşmasında, Mayıs’Tasarım Samsun’un küçük bir fikir olarak başladığını ancak her geçen yıl büyüyerek Türkiye ölçeğinde dikkat çeken bir tasarım organizasyonuna dönüştüğünü ifade etti. Bienalin ilk fikrinin ortaya çıktığı dönemde Ballıca Kampüsü’nün henüz inşa sürecinde olduğunu hatırlatan Düzenli, bugün gelinen noktada 48 atölyenin aynı anda yürütüldüğü büyük bir organizasyonun Samsun’da gerçekleştiriliyor olmasının önemli bir başarı olduğunu vurguladı. Bu süreçte en büyük desteği Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın’dan gördüklerini belirten Düzenli, organizasyonun hem mekânsal hem kurumsal anlamda gelişmesinde Rektör Aydın’ın güçlü desteğinin belirleyici olduğunu söyledi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesinin katkılarının bienalin büyümesinde önemli rol oynadığını ifade eden Düzenli, özellikle organizasyonun mutfak kısmında görev alan akademisyenlere, öğrencilere ve koordinasyon ekiplerine teşekkür etti. Konuşmasında öğrencilere de seslenen Düzenli, bienalin temel amacının yalnızca atölye üretmek olmadığını; öğrencilerin bu coğrafyanın kültürel birikimiyle, malzemeyle, zanaatla ve geleneksel üretim biçimleriyle doğrudan temas kurmasını sağlamak olduğunu belirtti. Ahşap, taş, hat, tezhip, kalemişi ve dokuma gibi alanlarda gerçekleştirilen atölyelerin öğrenciler için önemli bir farkındalık alanı oluşturduğunu ifade eden Düzenli, mimarlık ve tasarımın yalnızca proje çizmekten ibaret olmadığını; kültürel hafıza, malzeme bilgisi ve üretim kültürüyle birlikte düşünülmesi gerektiğini dile getirdi. Geleneksel üretim biçimlerinin dijital tasarım araçlarıyla birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Düzenli, bienalin köklerle gelecek arasında bağ kuran bir farkındalık hareketi olduğunu söyledi.
22 Atölye, Tek Kampüste Buluştu
Selamlama konuşmalarının ardından atölye çalışmaları, Ballıca Kampüsü’nün 2, 3, 8, 9 ve 10 numaralı hangarları ile kantin ve orta bahçe alanlarında eş zamanlı olarak yürütüldü. Geleneksel sanatlardan dijital tasarım araçlarına, yapısal denemelerden ekolojik üretime uzanan geniş bir yelpazede gerçekleştirilen 22 atölye, katılımcılara hem teorik bilgiyi hem de uygulamalı deneyimi bir arada sundu.
Serdar Güngör yürütücülüğündeki “Ahşaptan Çiniye: Samsun Camilerinin Motifleriyle Yüzey Tasarımı” atölyesinde katılımcılar, Samsun ve çevresindeki ahşap camilerde yer alan bezeme mirasını çağdaş bir tasarım yaklaşımıyla yeniden yorumlayarak çini yüzeylere aktardı. Ayşe Yılmaz‘ın yürüttüğü Tezhip Atölyesi‘nde, yüzyıllık bir geleneksel süsleme sanatı olan tezhip uygulamalı olarak deneyimlendi; katılımcılar A5 ebatında Murakka zemin üzerine özgün desenler hazırladı. Turgay İpek rehberliğindeki Ebru Atölyesi, geleneksel ebru sanatının temel tekniklerini katılımcılarla buluşturdu; ebrunun tezhip ve hüsn-i hat ile ilişkisi üzerine disiplinler arası çalışmalar üretildi. Nurullah Özdem tarafından yürütülen “Hat Sanatı Atölye Çalışması, Yazı Talimi ve Sanat Teknikleri” çalışmasında hüsn-i hat meşk usulü, yazı levazımı ve icra teknikleri ele alındı. Mahmut Sami Bayazıt yürütücülüğündeki “Gelenekten Geleceğe: Kalemişi Sanat Atölyesi” Türk mimari süsleme sanatının kalemişi geleneğini çağdaş tasarım disiplinleriyle buluşturdu. Ecevit Sevim‘in yönettiği “Deltadan Yansımalar Seramik Atölyesi”, Kızılırmak Deltası’nın doğal ve görsel karakterinden ilhamla seramik pano çalışmalarına ev sahipliği yaptı. Gönül Taşlı ve Şerife Özata tarafından yürütülen Geleneksel Ahşap Baskı Atölyesi, Tokat yazmacılık geleneğine dayanan ahşap baskı sanatını bez çanta ve kitap kılıfı gibi tekstil yüzeylerinde yeniden yorumladı. Sinem Yelken‘in yürüttüğü Doğal Boya-Ekolojik Baskı Atölyesi‘nde katılımcılar; bitkisel kökler, yapraklar, çiçekler ve doğal minerallerden elde edilen boyar maddelerle yün, pamuk, keten ve kenevir gibi doğal elyaflar üzerinde çalıştı. Şermin Erdem tarafından yürütülen Kenevir ve İpek El Dokuma Atölyesi, kenevir bitkisinin liflerinden elde edilen ipliklerle el dokuma tekniklerini geleneksel Türk dokumalarının izinde yeniden yorumladı. Pelin Durmuş Hocaoğlu‘nun rehberliğindeki “Deri Atölyesi: Deriden Kitap Ayracı Yapımı” çalışmasında katılımcılar; kalıp hazırlama, kesim, kenar düzeltme ve dikişle birleştirme aşamalarını uygulayarak özgün kitap ayraçları tasarladı. Rumeysa Sağır ve Dilara Kasapoğlu yürütücülüğündeki Vitray Cam Boyama Atölyesi, camın saydam dokusunu renklerin dinamizmiyle buluşturarak ışığın mekânsal atmosfer üzerindeki etkilerini inceledi. Mustafa Dede tarafından yürütülen “Geleneksel Ahşap Yapı Sistemleri ve Detayları” atölyesinde öğrenciler, marangoz makine ve takımlarıyla geleneksel ahşap birleşim detaylarını uygulamalı olarak üretti. Mehmet Sefa Akbaba, Mahmut Esad Karaaslan, İbrahimethem Karaköse ve Mustafa Gökhan Aygör‘ün birlikte yürüttüğü Ahşap Karkas Atölyesi‘nde 5 kişilik takımlar, modern ve klasik karkas sistem örneklerini 1/10 ölçeğinde maketlere dönüştürdü; atölye sonunda 4 modern ve 4 klasik olmak üzere 8 maket üretildi. Muhammed Emin Akyürek, Ahmet Yasin Karahan ve Osamah Daghestani tarafından yürütülen Ahşap Izgara Kabuk Atölyesi, geleneksel Türk ve Moğol çadırlarından (yurt, ger) modern parametrik tasarıma uzanan ızgara kabuk sistemini ölçekli prototipler üzerinden ele aldı. Zehra Karakoç yürütücülüğündeki “Mütekabil Elemanlarla Jeodezik Kubbe Yapım Atölyesi”, ön üretimli birim elemanlar kullanılarak mütekabiliyet (reciprocal frame) prensibiyle bir jeodezik kubbenin grup çalışmasıyla inşa edilmesini sağladı. İrem Ceran ve Musa Karabay‘ın yürüttüğü “Yüzeye İz Bırakmak: Kolektif Taş İşleme Deneyimi” çalışmasında, deneyimli bir taş ustasının rehberliğinde taş yüzeyler üzerinde kolektif bir hafıza oluşturuldu. Begüm Dobrucalı ve Berkay Dobrucalı tarafından yürütülen “Sanal Şantiye: Unity ile Oyun Mekanları Kurgulamak” atölyesi, Unity oyun motoru ortamında dijital ve etkileşimli mekânlar inşa etme deneyimi sundu. Hilal Ekinci (CADBİM, AEC Teknik Destek & BIM Uzmanı) yürütücülüğündeki “Navisworks Manage ile BIM Koordinasyon Süreçleri ve Clash Detection” atölyesinde, farklı disiplinlere ait BIM modelleri bir araya getirilerek federe model oluşturma ve çakışma tespiti süreçleri uygulamalı olarak deneyimlendi. Sevim Karaalioğlu‘nun yürüttüğü Kısa Film Atölyesi, katılımcılara doğa teması çerçevesinde cep telefonuyla çekim ve mobil uygulamalarla kurgu deneyimi yaşattı; gün sonunda yaklaşık 1 dakikalık kısa filmler üretildi. Şahan Iraz Korkmaz yürütücülüğündeki “Mekân Duyumsamaları – II” atölyesi, Ballıca Kampüsü’nü işitsel ve görsel duyular aracılığıyla analiz ederek ses kayıtları, çevresel ses analizleri ve poster tasarımlarına dönüştürdü. Betül Çiftler tarafından yürütülen “Sokak Resimleri Atölyesi: Araştırma Çizgileri” çalışmasında, kampüsün mimari dilinden köyün otantik dokusuna uzanan bir rotada hızlı eskiz teknikleri uygulanarak ‘yaşayan bir görsel bellek’ oluşturuldu. Yusuf Akbilek yürütücülüğündeki Bahçıvanlık Atölyesi, orta bahçede bitki dikim uygulamaları, peyzaj düzenleme teknikleri ile sulama, budama ve gübreleme gibi bitki bakım süreçlerini katılımcılara aktardı.
Bienalin Son Gününde Sergi, Panel ve Gezi Programları Gerçekleştirildi
Mayıs’Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali’nin Üniversitemiz Ballıca Kampüsü’ndeki son gün programı; sergi, söyleşi, panel ve gezi etkinlikleriyle tamamlandı. Mimarlık, kültürel miras, mekân hafızası ve kırsal üretim pratikleri ekseninde gerçekleştirilen etkinlikler, bienalin ilk gününde düzenlenen atölye çalışmalarının ardından katılımcılara farklı düşünme ve tartışma alanları sundu. Program kapsamında Üniversitemiz Mimarlık ve Tasarım Fakültesi bünyesinde hazırlanan “Ballıca, Birikim, Bakiye: Mimarlık Bölümünün Beş Yıllık Proje Sergisi” ziyaretçilere açıldı. Sergide, Mimarlık Bölümü öğrencilerinin son beş yıllık süreçte ürettiği akademik çalışmalar, mekânsal araştırmalar, kent okumaları, endüstriyel miras projeleri ve tasarım önerileri yer aldı. Ballıca Kampüsü’nün dönüşüm süreciyle birlikte şekillenen eğitim yaklaşımının yansımalarını taşıyan sergi, öğrencilerin şehir, kültür, hafıza ve mekân ilişkisine yönelik çalışmalarını bir araya getirdi. Bienalin son gününde gerçekleştirilen “Mimar, Mi’mar ve Mimarlık” başlıklı söyleşide ise Ahmet Yılmaz ve İbrahim Hakkı Yiğit, mimarlığın yalnızca teknik bir üretim alanı olmadığı; aynı zamanda düşünsel, kültürel ve medeniyet perspektifi taşıyan bir disiplin olduğuna dikkat çekti. Söyleşide mimarın şehirle, insanla ve kültürel hafızayla kurduğu ilişki farklı boyutlarıyla ele alınırken; günümüz mimarlık pratiğinin gelenek, estetik ve anlam üretimiyle ilişkisi üzerine değerlendirmeler yapıldı. Programın dikkat çeken etkinliklerinden biri de “Ev ve Miras” başlıklı panel oldu. Mimarlık ve Tasarım Fakültemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil İbrahim Düzenli moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; kırsal mimarlık, yerel üretim kültürü, geleneksel yapı teknikleri ve mekânsal hafıza konuları farklı örnekler üzerinden tartışıldı. Furkan Al ve Ali Şahin Aytek, “İznik Sansarak Köyü’nde Kırsal Mirasın Üretim Pratikleri” başlıklı sunumlarında kırsal yaşam kültürünün mimari üretimle ilişkisini ele aldı. Alidost Ertuğrul, “Kırsalda Yurt Tutmak: İznik” başlıklı konuşmasında kırsalda yaşamı sürdürmenin kültürel ve mekânsal boyutlarını değerlendirdi. Bekir Cantemir ise “Eve Dönüş: İznik’te Kerpiç Bir Evden Öğrendiklerim” başlıklı sunumunda geleneksel yapı bilgisinin günümüz mimarlık anlayışı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bienalin kapanış bölümünde düzenlenen “Bir Endüstri Mirasının Dönüşümü: Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü” gezisinde ise katılımcılar, eski tütün hangarlarının eğitim mekânlarına dönüşüm sürecini yerinde inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında Ballıca Kampüsü’nün endüstriyel miras kimliği, yeniden işlevlendirme yaklaşımı, mekânsal dönüşüm anlayışı ve “Duvarsız Üniversite” vizyonu üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Samsun Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Mayıs’Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali, bu yıl 48 atölye, söyleşiler, paneller, sergiler ve gezilerden oluşan kapsamlı bir programla hayata geçirildi. Yaklaşık 100 kişinin emeği ve katkısıyla şekillenen tasarım buluşmasında, tasarım bir düşünme, üretme ve paylaşma pratiği olarak ele alındı. Bienalin organizasyonunda her iki üniversiteden altı öğrenci topluluğu da görev aldı. METAT-Mekân Tasarımcıları Topluluğu, HANGAR-Samsun Üniversitesi Yapı Topluluğu, OMAT-OMÜ Mimarlık Atölyesi Topluluğu, OPTO-OMÜ Planlama Topluluğu, STÜDYO SAMÜ Mimarlık Topluluğu ve USİT-Üniversite Sanayi İşbirliği Topluluğu üyeleri, organizasyon kurullarında çeşitli sorumluluklar üstlendi.Mayıs’Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali, her yıl büyüyen yapısıyla Samsun’u tasarım, mimarlık, kültür, zanaat ve akademik üretim alanlarında önemli bir buluşma noktası olarak konumlandırmayı sürdürdü.


















































